Sakız Adası Seyahat Rehberi - Yunanistan

SAKIZ ADASINDA GEZİLECEK YERLER ve FOTOĞRAFLI GEZİ NOTLARI

TEMMUZ 2016

Gezen, keşfeden ve hayatın farkında olan tüm dostlara selam olsun...

Madem gezmek, yeni yerler keşfetmek ilgimizi çekiyor, ki bu yazıyı okuyorsanız benzer duyguları paylaştığımızı düşünüyorum, o zaman neden hayatın farkında olmamızı sağlayan fotoğraf ile bu ilgiyi birleştirmeyelim dedim ve sizlerle Sakız Adası (Chios. Eski Yunanca, Hios) ile ilgili gezi notlarını ve çektiğim fotoğrafları paylaşmak istedim. Umarım adayı henüz ziyaret etmemiş olanlar için faydalı olur. Şimdiden her ne kadar sürç-i lisan eder isek affola.

Öncelikle "Neden Sakız Adası (Chios)?" (Yunanca'da Hios diye telaffuz ediliyor) derseniz nedenini, yaz tatili döneminde (hele bir de bayram tatili ile kesişiyor ise) İzmirimizin güzide ilçesi Çeşme'nin kalabalığı ve keşmekeşinden kaçmak, plaj, restoran ve otel üçgenindeki fahiş fiyat uygulamalarından bunalıp huzurlu bir tatil geçirmek şeklinde kısaca açıklayabilirim. Bir de adanın doğu tarafında Türk operatörlerin çekmesi ile telefonunuzu Türkiye'deymiş gibi kullanmanızı sağlıyor olması da sizin için ilave bir neden olabilir tabi!

Adettendir, gezi notlarına geçmeden önce ada ile ilgili yine birçok kaynaktan da ulaşabileceğiniz bazı temel bilgileri paylaşmak istiyorum...

SAKIZ ADASI NEREDEDİR?

Sakız Adası, Yunanistan, Ege Denizi'nde Karaburun Yarımadası ve Çeşme limanı'nın tam karşısındadır.

840.000 m2'lik yüzölçümüne sahip Adaya adını veren sakız ağaçlarından elde edilen sakız yüzyıllardır ada halkı için en önemli gelir kaynağını oluşturmaktadır. Sahil şeridi 200 km'yi aşan adanın merkezi yine Chios (Sakız) adını taşır, aynı zamanda adanın en büyük yerleşim yeri ve idari merkezidir.

SAKIZ ADASINA NASIL GİDİLİR?

Hem deniz hem hava yoluyla adaya ulaşmak mümkündür. Yunanistan tarafından gidildiğinde hava yolu tercih edilse de Türkiye'den adaya ulaşmak için en kolay yol Çeşme limanından kalkan arabalı veya arabasız vapurlardır.

Bizim tercihimiz Ertürk firması olmuştu. Ertürk'ün arabalı vapuru 50 dk. gibi bir sürede ada'ya varırken, araçsız feribot ile de, bir miktar daha fazla ödeyip, 25 dk. gibi kısa bir sürede varmak mümkün. Arabalı vapur derken aklınıza Topçular-Yalova hattındaki vapurlar gelmesin, fotoğraflarda da göreceğiniz üzere nispeten daha küçük bir vapur. Ertürk dışında Turyol, Egebirlik ve Yunan menşeli Sunrise Lines firmaları da yine Çeşme üzerinden adaya ulaşımı sağlamaktadırlar.

SAKIZ ADASINDA ULAŞIM?

Ada içi ulaşım için ise kesinlikle araç kiralamanızı tavsiye ederim. Küçük de olsa oldukça uygun fiyata bulabileceğiniz araçlar mevcut. Firma tavsiyem Sixt veya Hertz. Çünkü araçları hem yeni hem de ineceğiniz limanda en yakın noktadalar. Ayrıca talebiniz doğrultusunda kiraladığınız aracı limandaki çıkış yerinize de getiriyorlar. Bizim yaptığımız gibi Avis'ten ise kesinlikle araç kiralamayın. Çünkü araçlar çok eski, bakımsız ve personeli oldukça ilgisiz. Yok ben araç kiralamam diyorsanız da ada içi toplu taşıma veya günlük turlar mevcut. Ada merkezinde (Chios) kalacaksanız bu turlardan yararlanabilirsiniz.

SAKIZ ADASI İÇİN VİZE?

Eğer geçerli bir Shengen vizeniz var ise sorun yok, fakat vizeniz yoksa iki seçenek mevcut. Ya Yunanistan konsolosluğu'na vize için başvuru yapmanız ya da adaya ulaşımı sağlayan seyahat firmaları aracılığı ile kapı vizesi almanız. Her iki yöntemde de maliyet çok farklı olmamakla birlikte tavsiyem zaman ve imkanınız var ise Yunanistan Konsolosluğu üzerinden shengen vizesi almanız. Çünkü shengen vizesi ile süresi içinde diğer avrupa ülkelerine de giriş yapma imkanınız varken kapı vizesi ile sadece Sakız Adasına giriş çıkış yapma şansınız var. Kapı vizesinin avantajı ise zahmetsiz olması:) Tercih sizin tabi.

SAKIZ ADASINDA KONAKLAMA?

Bu konudaki tavsiyem adaya gidiş amacınıza göre bir otel seçmeniz olacaktır. Eğer amacınız adayı gezmek değil de tek bir noktada dinlenip kafa dinlemek ise otele yakın plajı olan, aynı zamanda merkeze çok uzak olmayan (7km) Karfas bölgesini tavsiye edeceğim. Bu durumda otele ödeyeceğiniz tutar bu konfor sebebiyle daha fazla olabilir.

Diğer yandan adayı keşfetme heyecanı içindeyseniz ve her gün birbirinden güzel plajlarda denize girmekse niyetiniz Sakız Adasının aynı isimli merkezinde kalmanızı önereceğim. Çünkü hem konum olarak adanın merkezinde alışveriş, kafe, bar vb. gibi sosyal mekanlara yakın olacaksınız hem de gün içinde adanın hem güney, hem de kuzeyine daha rahat ulaşacaksınız.

SAKIZ ADASINDA NE YENİR NE İÇİLİR?

Genel olarak damla sakız içeren her türlü yiyecek ve içecek diyebilirim. Unutmayın, Sakız adası demek damla sakızı demektir. Bununla birlikte deniz mahsülleri son derece bol ve lezzetli...

İçecek olarak ise kesinlikle Uzo (mümkünse sakızlı olanını deneyin), damla sakızlı likör ("Skinos" diyorum!) ve adanın yerel birası (Chios)... Damla sakızını oldum olası seven biri olarak sakızlı suyu bile çok sevdim (Özellikle cam şişedeki MasticH2O olanı). Söylemeden geçmemeyim dedim.

Yerel diğer bir lezzet olarak Mesta köyünde üretilen "Mestutsiko" şarabını tatmanızı öneriyorum.

SAKIZ ADASI HAKKINDA DİĞER BİLGİLER...

* Sakız Adası, adaya ismini veren sakız ağacının bir tür "meyvesi" olan damla sakızı (Mastik, Masticha) üretiminde dünya çapında önemli bir konumdadır.

* Yunanlıların "Siesta" dedikleri gün içinde kendilerine ayırdıkları dinlenme zamanları nedeniyle hafta içi ve cumartesi günleri saat 14:00 - 17:00 / 18:00 arası ve pazar tüm gün dükkan ve mağazalar kapalıdır.

* Çoğu seyahat sitesinde övülen merkezdeki Rena reçellerine gittim fakat reçel almadım. Çünkü içinde miktarı belli olmayan glikoz şurubu mevcut olduğunu farkettim :(

* İlkbahar mevsimi başlarında adanın güneyinde Anemona'da her Mart ayı tarlalar adaya has ismiyle "laladele" lerle yani yabani lalelerle kızıla boyanır.

* Adada trafik oldukça yavaş ve sakindir. Ayak uydurup hız yapmadan etrafı seyrede seyrede araç kullanmanızı tavsiye ederim.

* Adada birçok gelenek ve görenek çok uzun zamanlardan bu yana hala yaşatılmakta. En ünlüsü olan ise Vrondatos köyü'nde her sene Paskalya'da gerçekleşen havai fişek savaşları. Denk getirirseniz eğlenceli ve ilginç fotoğraflarla dolu bir tecrübe olacaktır. (Paskalya Günü, ilkbahar gün dönümünün yaşandığı 21 Mart'ta dolunayın görülmesinden sonraki ilk pazar günüdür. Bu nedenle Paskalya Günü'nün tarihi değişebilmekle birlikte genellikle, Paskalya tarihi Nisan ayının ikinci pazarıdır.)

* Çok sayıda ibadet noktası mevcut. Özellikle yol kenarlarında göreceğiniz küçük yapılar o noktada kazada ölen insanların yakınları tarafından yapılmıştır.

* Ada'da 64 adet köy bulunmaktadır.

* Ada aynı zamanda arkeoloji meraklıları için de ayrı bir cennet. Çok sayıda tarihi alanı ziyaret etmek mümkün.

* Köylerde (Özellikle Pyrgi'de çok rastladım) kapı önlerinde oturan siyah giyen yaşlı kadınlar dikkatinizi çekebilir. Eşlerini kaybetmiş bu kadınlar inançları gereği siyahdan başka renkli bir elbise giymiyorlar. Eşini kaybetmiş erkekler için aynı durum söz konusu değil nedense...

* Son olarak adaya vardığınızda pasaport kontrolünden geçmeden önce ücretsiz olarak alabileceğiniz "Chios" dergisi mevcut. Kesinlikle alın ve okuyun!

SAKIZ ADASI GEZİ ROTASI ve NOTLARI

1. GÜN

Rota : Glaroi Plajı, Lagkada, Sakız (Chios)

Kahvaltı sonrası Sakız'ın (Chios) 10 km kuzeyindeki Glaroi plajı'nda deniz, güneş ve müziğin tadını çıkartabilirsiniz. Plajın en güzel yanı küçük olmasına rahmen masmavi, tertemiz denizi ve plajdaki dj müzik performansı. Müzikler çok iyiydi diyebilirim.

Güneş ışınlarının en dik geldiği günün en bunaltıcı saatlerini bu güzel plajda geçirdikten sonra deniz kenarında leziz bir yemek ile damağımızı şenlendirelim derseniz kendinizi Glaroi Plajı'in 7,5 km kuzeyindeki küçük, yerel ve sakin bir kasaba olan Lagkada'ya (Langada diye de geçiyor) atabilirsiniz. Bu şirin sahil kasabasında çok fazla taverna (restoran) seçeneği olmasa da tavsiye edilebilecek, tadı damağında bir lezzet noktası Paşa restoranı seçebilirsiniz. Personelin oldukça yardımsever ve canayakın olduğu bu restoranda fiyatlar da cep yakmıyor. Kişi başı ortalama 15-20 Euro ile Ouzo (Uzo) dahil lezzetli deniz mahsullerini tadabilirsiniz. Yemek sonrası ise kasabanın sahilinde ve ara sokaklarında kısa bir keşfe çıkılabilirsiniz.

Tüm bunlardan sonra güneşi hala tam olarak batıramadıysanız gün içinde kat ettiğiniz 17,5 km lik keyifli sahil rotasından Sakız (Chios) merkezi'ne dönüp güzel İzmir'imizin eski zamanlarındaki kordonunu andıran sahil şeridinde serinletici akşam esintisi eşliğinde genç ada nüfusunun yaz aylarındaki favori içeceği frappenizi (soğuk kahve) yudumlayıp günü tamamlayabilir, bir sonraki günü planlamaya başlayabilirsiniz.

2. GÜN

Rota : Armolia, Komi, Emporeios (Mavra Volia Plajı), Pirgi (Pyrgi)

Bugün yolumuz çok uzun olmamakla birlikte varış noktaları oldukça fazla. İlk durak, rotada yol üstünde yer alan seramikleri ile ünlü Armolia köyü. Adanın güney kısmına giderken kahve molası vermek ve el yapımı yerel seramik ürünlere bakmak için kısa bir süre ayırabilirsiniz. Burada ayrıca seramik yapımı ile ilgili dersler de verilmekte olup köy içinde çok da değişik bir ziyaret noktası bulunmamaktadır.

Sıcak havada ve öğlen güneşinin altında köyleri gezmenin zorluğunu yaşamamak için rotanızı bu yol üstü küçük köyden sonra Komi sahiline çevirebilirsiniz. Plajı ve denizi Çeşme'mizin Çiftlik tarafındaki gibi çok ince kum olmasa da son derece temiz ve sığ. Burada denize girip sahildeki kafeler haricindeki tek taverna (restoran) olan "Nostalgia" da yemek yiyebilir, plajdaki ücretsiz şezlong ve şemsiyelerden yararlanabilirsiniz. Bir uyarı yapmak gerekirse bu restoran tabiri caizse biraz turistik. Lezzet bakımından geride kalmasa da fiyat olarak ada ortalamasının %10 - %20 oranında üstünde. Deniz mahsulleri ile aranız yoksa sahilin kuzeyine doğru devam eden yürüyüş yolu üzerinde plajı olan oldukça şık ve güzel kafelere de gidebilirsiniz.

Ülkemizdeki malum uygulamalarla karşılaştırıldığında bizdekinin aksine yerel işletmeler ada genelindeki plajlarda ücret talep etmemekte ve sizi bu konuda asla rahatsız etmemektedirler. Bu durum otopark, şezlong, şemsiye ve duş gibi imkanlara para ödemeden sadece ne yiyebileceğinize konsantre olmanızı sağlıyor :) Bu da tatilinizi daha keyifli kılıyor diyebilirim.

Diğer yandan Komi sahili ile ilgili diğer bir not, sahilin güney tarafında başlayan tesisler karadan denize doğru aşırı rüzgar esiyor. Bu nedenle aracınızı Komi'nin girişine park edip trafiğe kapalı alanda kısa bir yürüyüş ile, ki bu yol sizi "Nostalgia" restoranı'nın önüne çıkaracaktır, sahilin orta ve kuzey taraflarını tercih edebilirsiniz. Ne olur ne olmaz!

Pirgi (Pyrgi) rotasından önceki plajlardan ilki olan Komi'den, tekrar mutlaka dönmek üzere, ayrılırken diğer bir cennet plaj'a, 2 km mesafedeki Emporeios'un hemen devamında yer alan Mavra Volia'ya doğru yola çıkıyoruz. Plaj tesisi bulunmayan, sadece duş ve kabin imkanı olan volkanik çakıl taşlarıyla dolu bu cennet koyda muazzam bir deniz sizi karşılıyor olacak. Denizine girmeden ve çakıl taşları üzerinde uzanmadan geçmeyin derim.

Adaya gidildiğinde mutlaka görülmesi gereken mimarisi ile ünlü köylerden Pirgi'ye (Pyrgi) doğru yola çıkıyoruz. 6 km'lik mesafeyi kısa sürede tamamlayabilirsiniz. Tavsiyem aracınızı Pirgi'nin girişine park etmeniz. Böylelikle köyü keşfetmeye biranevvel başlayabilir, köy meydanını ararken yol sormadan nakış gibi işlenmiş duvarları olan dar sokakları takip ederken bulabilirsiniz kendinizi. Sokaklarda kapı önlerinde oturan çoğu yaşlı teyzeler oldukça sevimli ve sıcakkanlı. Dolayısı ile selam vermeden geçmeyin, bir iki Yunanca kelime öğrenin mutlaka. (Okunduğu gibi, teşekkür ederim anlamına gelen "Efkalisto", cevaben birşey değil anlamında "Paragalo" veya merhaba anlamına gelen "Yasu" kelimelerini kullanabilirsiniz.)

Köyün meydanındaki Kimisis tis Theotokou ve Agioi Apostoloi kiliselerinin de bulunduğu meydandaki kafelerde soluklandıktan sonra ara sokaklara dalıp kaybolabilirsiniz. Hele bir de fotoğraf makineniz yanınızda ise hafıza kartının dolu olmaması için dua edebilirsiniz. Çünkü bu köyde fotoğraflayacak çok kare var. Zaman olarak ise yaz mevsiminde 18:00 - 20:00 arası fotoğraf için en uygun saatler.

Köydeki mimariden de bahsetmek gerekiyor. En ilginç yanı ise Yunanistan genelinde başka hiçbir yerde görülmeyen evlerin dış duvarlarının kazınması ile nakış gibi işlenmiş süslemeler. Diğer taraftan adadaki diğer köylerde olduğu gibi sokaklar, ki Mesta daki kadar olmasa da, eski dönemlerde düşman saldırılarına karşı korunma amaçlı olarak oldukça dar ve korunaklı.

3. GÜN

Rota : Nea Moni, Avgonima, Lithi, Mesta, Olimpi (Olympi)

Mesta köyü'nün ana varış noktası olması ile birlikte gün içine rotayı biraz değiştirerek kültür ve plaj turu ile birleştirip verimli bir gezi gerçekleştirebilir, Olimpi'de (Olympi) akşam yemeği ile taçlandırabilirsiniz.

Özellikle de tarihi yapılara ilgi duyuyorsanız yaklaşık 1000 yıllık bir manastıra mutlaka uğramak isteyebilirsiniz. Bu nedenle bugünkü rotamızı Sakız'ın (Chios) kuzeyi üzerinden oluşturduk ve ilk durak olarak Nea Moni Manastırı'nı ziyaret ettik.

Manastır'a Sakız (Chios) üzerinden virajı ve rampası bol, dar fakat manzarası muazzam bir yoldan 13 km mesafede yaklaşık 30 dk.'da içinde ulaşıyorsunuz. UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası olarak ilan edilerek koruma altına alınan manastır civarında herhangi bir yerleşim yeri veya tesis bulunmamakla birlikte, kompleks içinde manastır haricinde 4 Euro karşılığı ziyaret edebileceğiniz müze binaları mevcuttur. Manastıra giriş ise ücretsizdir.

Nea Moni Manastırı'ndaki çok da uzun olmayan turumuzu tamamladıktan sonra rampa ve manzaraya kaldığımız yerden devam ediyoruz ve yönümüzü Avgonima köyü'ndeki manzaralı taverna'ya (Asteri restoran) çeviriyoruz. Hem daha önceden tavsiye üzerine, hem de artık yavaş yavaş karnımızın acıkması ile 8 km. içinde köy'e ulaşıyoruz. Küçük bir tepe üstünde kale gibi görünen oldukça küçük bu köyün dar girişinden hemen sonra karşımıza çıkan ilk meydana aracımızı park ettikten sonra dar sokaklarda kısa bir yürüyüş ile öğlen yemeği yiyeceğimiz restoran'a ulaşıyoruz. (köy içine girmeden araç ile de restoran'a ulaşmak mümkün) Aşçısını Urfa'lıya benzettiğim (Mübadele döneminde Anadolu'dan oldukça fazla göç almış olması nedeni ile ada sakinlerinin çoğunluğunun ataları Türk olduğu için olabilir) restoranın manzarası ve yemekleri mükemmel. Hem göz hem de damağa hitap eden bu restoranda ne yerseniz yiyin aynı keyfi alacağınıza eminim.

Karnımızı doyurup öğlen sıcağını biraz olsun geçirdikten sonra 13 km. mesafedeki Lithi plajı'nda deniz molası verebilirsiniz. Çok özel bir denizi olmamasına rağmen sığ ve temiz sularında serinlemeden geçmeyin derim. Hem yol yorgunluğu hem de bunaltıcı sıcakda biraz olsun rahatlamak için vereceğiniz bu kısa mola sırasında sahilde yer alan kafeteryalardan da yararlanabilirsiniz.

Lithi'den ayrıldıktan sonra ev yapımı ödüllü makarnaları ile ünlü Vessa köyü'de çok istememize rağmen (Deniz kısmında biraz fazla vakit harcadığımız için) duramadan geçip 25 km. içinde Mesta'ya ulaştıktan sonra yine aracımızı köyün girişine park edip kendimizi köyün meydanında buluyoruz. Her yolun meydana çıktığı kale gibi inşa edilmiş bu güzel köyün sokaklarında kendinizi kaybetmeniz de mümkün. Evler tamamen taş olmakla birlikte yolları çok dar, ki bazı sokaklarda ancak tek sıra halinde yürünebilir, ve bitişik nizam olduğu için çatıları birleşmiş durumda. Dolayısı ile bir evin çatısına çıkabilirseniz köyü gezebilirsiniz. Yön bulmak için de mihenk taşı olan tarihi Taxiarchis (Taksiarhon) Klisesi'ne de girip bir mum da siz yakabilir, bu tarihi klisenin mimari detaylarını inceleyebilirsiniz.

Mesta köyü meydanında biraz soluklandıktan sonra zamanın nasıl geçtiğini anlamadan güneşi batırmaya yakın kendimizi yine çok yakındaki Olimpi (Olympi) Köyü'nde daha önceden belirlediğimiz Amethistos tavernası'nda (restoran) bulduk. Lezzetine kapıldığımız bu yerel restoranda "mpougatsa" (puatsa) denilen yerel tatlıyı yemek sonrası denemelisiniz! Burada kısa sürede güneşi batırdıktan sonra havanın kararması ve serinlemesi ile birlikte köyü tam olarak gezemedik ve bir sonraki seferde tekrar uğramak üzere Sakız'a dönmek zorunda kaldık. Dönüş yolunda ise Pirgi (Pyrgi) üzerinden gittiğimiz için geniş ve rahat yolda çok da sıkıntı yaşamadık. Eğer aksini yapsaydık Avgonima'dan sonra dar ve virajlı yollarda hem tehlikeli bir macera yaşamış hem de güzelim manzarayı görememiş olacaktık.

4. GÜN

Adadan ayrılmadan önce son rotamız Sakız (Chios) merkez. Nasıl olsa gezeriz deyip son güne bıraktığımız Sakız adası'nın merkezi (Chios) için bir tam gün, gezmek için yeterli. Gün içinde tercihlerinize göre yapabileceğiniz çok şey de mümkün aslında. Şehrin merkezinde alışveriş yapabilir, müzelerini gezebilir, kale içi denilen sur içinde kalan bölgede yer alan tarihi yapı ve eski sokaklarında dolaşabilir, kordon boyundaki renkli mekanlarda dinlenebilir ve tavsiye edeceğim Hotzas Tavern'de (restoran) mükellef bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. (Cacıki ve Anamikti salatası çok iyi)

Güne sabahın erken saatlerinde güneşin doğuşu ile birlikte Sakız limanında yürüyüşle ciğerlerinize bol oksijenli deniz havası alarak başlayın mutlaka. Limanın ucuna kadar yürüyüp sahili tam karşıdan görebilir, sabah güneşini arkanıza alarak panoramik şehir manzaraları yakalayabilirsiniz. Güneş yükselmeye devam ederken şehrin ara sokaklarından başlayarak kale içine doğru gezmenizi tavsiye ederim. Liman tarafındaki araç kiralama ofislerinin arkasında kalan kale surları içinde Osmanlılar zamanından kalma eski, köhne evler, dar sokaklar ile birlikte küçük bir mezarlık ve restore edilmiş fakat kapalı durumdaki Türk Hamamı'na ulaşabilirsiniz.

Şehrin merkezini gezerken aynı zamanda birçok çeşme ve camiyi de görmeniz mümkün. Bizans Müzesine entegre edilmiş ibadete kapalı Mecidiye Cami, Eski Cami, Osmaniye Cami, Abdülhamit ve Melek Paşa çeşmeleri bunlardan bazılarıdır. Ayrıca ülkenin en önemli ve büyük kütüphanelerinden biri olan Korais Kütüphanesi'de yine ada merkezindedir.

SONRAKİ ZİYARETTE GEZİLECEK YERLER ve YAPILACAK ŞEYLER

Her güzel tatil gibi bu tatilin de sonuna geldiğimizde birşeylerin eksik kaldığı hissine burada da kapıldık açıkcası. Bu nedenle yazıma sonraki ziyaretlerde yapılacaklar ve gidilecekler listesi de eklemeyi uygun gördüm:

* Adanın kuzey tarafındaki köyleri gezmek.

* Sakız hasatı zamanında hikayeyi fotoğraflamak.

* Paskalya zamanında roket savaşlarını seyretmek.

* Olimpi'de (Olympi) bulunan yer altı mağarasını gezmek.

* Şehir merkezinde kalmak ve yeni mekanlar keşfetmek.

* Vessa Köyü'nde makarna yemek.

* Gidemediğimiz plajlarda denize girmek....bunlardan bazıları olabilir :)

FAYDALI LİNKLER

http://gezginmimar-merze.blogspot.co.uk/2013/08/sakiz-chios-adasi.html

http://www.chios.gr/tr/

Öne çıkanlar...
Son yazılar...
Arşiv
Anahtar kelimeler